Ayraç arşivleri - Bedeva Pdf Kitap İndir
Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:86 Aralık 2016 Bedava Pdf İndir
Ayraç / Ocak 11, 2018

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:86 Aralık 2016Cemil Meriç 100 Yaşında!Gözleri kitaplarıydı. Onunla görüyordu Toplumun gözleriydi Cemil Meriç. Gözlerini yitirmesine karşın  pek çok insanın göremediği, görmediği şeyleri gördü. Aydın olmanın anlamını ve sorumluluğunu tartışıp durdu. O gözlerini fakat toplum muhakemeyi yitirmişti. Cemil Meriç aklıyla görüyor, toplum gözleri açık bakıyor ama görmüyordu. Gözleri kitaplarıydı. Onunla görüyordu. Şöyle diyor Cemil Meriç: “Evet kitap da, kültür de bütün sevgililer gibi kıskanç, koparıyor insanı, realiteden koparıyor. Ama asıl realite onlar değil mi? Yahut realitenin kalan parçası. Her okuyan Don Kişot’laşır, yani gurur olur, feragat olur. Don Kişot istikbale taşan mazi. Hattâ bazen tek başına hak ve hakikat. İnsanların zincire vurulmasına tahammülü yok. Don Kişot kanatlı, kertenkelelere gülünç gözükmesi bundan… Uluların hepsi fildişi kulede yaşadı. Fildişi kule, tufandan kurtulmak isteyenler için bir gemi… Zaman zaman kalabalıklara karışsan bile, limandan uzaklaşma… Kalabalık kadırgalı bir umman.”12 Aralık 2016 Türkiye’nin en önemli, en kıymetli düşünürlerinden Cemil Meriç’in doğumunun yüzüncü yılı: kutlu olsun! Bu vesileyle üstadın kızı, sekreteri ve talebesi Profesör Ümit Meriç Hanımla oldukça etkileyici bir söyleşi gerçekleştirdik.Keyifli Okumalar 

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:62 Aralık 2014 Bedava Pdf İndir
Ayraç / Ocak 10, 2018

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:62 Aralık 2014Aylık Kitap Dergisi Ayraç’ın 62. sayısı, “Modernizmi Sanatla Düşünmek” sayısı çıktı. Eleştirel olarak “Modernleşme Kuramı”nı ele alan Ayraç yazarları, 1700’lü yıllardan itibaren anlatılmaya başlanan modernleşme hikâyesini analiz ediyor. Ayraç ekibi olarak zevkle okuyacağınızı düşündüğümüz bir dosyayla karşınızdayız: Modernleşme Kuramı. Kökleri Aydınlama Dönemine kadar giden, Saint Simon’un “toplumsal mühendislik” anlayışından beslenen, Auguste Comte’un düzen ve ilerleme biçiminde formüle ettiği ilerleme düşüncesinin 1950’lerde bir kuram haline dönüştürülmüş biçimi olan Modernleşme Kuramı, geleneksel, azgelişmiş, doğu toplumları ile ileri, gelişmiş, merkez kapitalist ve batı toplumları arasında kesin bir ayrım yapar. Bu ayrıma göre Modernleşme Kuramı, ilerleme düşüncesinin ürünüdür ve ilerlemeye inanır. İkinci olarak, toplumsal dönüşümün öncelikle siyasal alanda gerçekleştiğine inanır. Son olarak toplumsal dönüşümün aktörleri olarak elitleri görür ve ülkeleri ayrı ayrı analiz eder. Modernleşme kuramının bir üst paragrafta anlattığımız tanımını bir yere koyalım. Şimdi gerçekten bu kuramın ne olup olmadığını açıklayalım. Modernleşme kuramı, Avrupa’nın ekonomik olarak az gelişmiş ülkelere bir tür dayatmadır, şöyle ki; merdivenin en tepesinde gelişmiş ülkeleri görürüz tüm gösterişleriyle. En aşağıdaki basamakta ise malumunuz gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkeler vardır ve tepeye hayran gözlerle bakarlar. Yukarıdakiler aşağıdakileri kendi yanlarına çağırır. Fakat gelebilmeleri için bazı şartları yerine getirmeleri gerekmektedir; geleneklerinden, kalıplaşmış…

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:16 Yıl: Şubat 2011 Bedava Pdf İndir
Ayraç / Ocak 8, 2018

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:16 Yıl: Şubat 2011Ayraç 16’da Neler Var?Numan Konaklı Cürcanî’nin Sözdizim ve Anlambilim kitabı üzerine, Yunus Emre Tozal geçtiğimiz yıl 22 Şubat’ta aramızdan ayrılan Turgut Cansever kitapları ve İslam mimarisi üzerine yazdı. Aydın Hız 14. sayımızdaki görmek dosyasıyla alakalı olarak, Canetti ve Saramago okumalarında “Görmek ve Körlük” metaforlarını karşılaştırırken, Mukadder Erkan kapak muhtevamızı belirleyen “Osmanlı Felsefe Çalışmaları” başlığı altında, Hoca Tahsin, Beşir Fuad ve Halil Nimetullah gibi isimlerin çalışmalarını değerlendiriyor. Melike Günyüz “Madonna’dan Çocuklara Ahlaki Öğütler” yazısıyla çocuk edebiyatı yazılarına devam ediyor. Bu sayımızın söyleşisi yazarımız Feridun Andaç ile Erzurum kitabı üzerine… İsmail Bingöl’ün hazırladığı söyleşi, Erzurum kenti özelinden, Dostoyevski’nin Petersburg’una, Kafka’nın Prag’ına kadar geniş bir çerçevede şehrin insanla bağı üzerine… Ahmet Bozkurt’un “Gelenek ve Modernizmin Aporia’ları” başlıklı yazısı, Mürvet Sarıyıldız’ın “Kadın, Şiirde; Şair Olarak Neden Yok?” yazısı ve Suzan Nur Başarslan’ın “Emma’dan Bihruz’a… Bovarizmden Sendroma” başlıklı yazısı bu sayının dikkat çekici yazıları. Enver Gülşen Sadık Yalsızuçanlar’ın “Gezgin” kitabını, Yusuf Yavuzyılmaz Mustafa Armağan’ın “İnsan Yüzlü Şehirler” kitabını irdeliyor. Himmet Uç Henri Troyat’ın Lev Tolstoy biyografi kitabını, Ekrem Sakar Ahmet Atilla Şentürk’ün “Osmanlı Şiiri Antolojisi” kitabını, Sefa Şengül Fatih Uraz’ın “Adamın Abdalı Kaleci Olur” kitabını yazdı. Selçuk Küpçük Kapanmış Dergiler Antolojisi’ne Şiir Atı” dergisini eklerken,…

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:15 Yıl: Ocak 2011 Bedava Pdf İndir
Ayraç / Ocak 8, 2018

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:15 Yıl: Ocak 2011Ayraç editörleri olarak bu sayıda arkamıza yaslandık ve bekledik. Birkaç ay evvelinden siparişini verdiğimiz ve dört gözle beklediğimiz şiir dosyamız nihayet 15. sayıda yayımlanıyor. Tiyatro ve felsefe üzerine yazdığı önemli makalelerden tanıdığınız Ahmet Bozkurt, “Türk Şiiri için Kavşak Noktaları” başlıklı bir şiir dosyasını hazırladı bu ay. Türk şiirinin geçirdiği evreleri, bugün geldiği noktayı ve tartışılması gereken önemli yanlarını anlatıyor dosya genel olarak. Hemen girişinde, dosyayla aynı adı taşıyan bir “sunuş” yazısı okuyacaksınız. Gerekçeleri orada görebilirsiniz. Dosya yazarlarımız: Ömer Aksay, Hilal Karahan, Ahmet Sarı, Asuman Susam, Ahmet Bozkurt, Ersun Çıplak, Selçuk Küpçük, İsa Karaaslan, Mehmet Akif Ertaş, Hakan İsmail Şiriner ve Hüseyin Pala. Bundan sonraki sayılarımızda da yazarlarımız tarafından hazırlanan önemli dosyalarla karşınızda olabilmeyi umuyoruz… Bu sayımızda iki söyleşimiz ile karşınızdayız. Ali Utku’nun hazırlamış olduğu Austin Texas Üniversitesi Ortadoğu İncelemeleri emekli kütüphanecisi Abazar Sepehri’yle söyleşisini merakla okuyacaksınız. İkinci söyleşimiz Al Baraka Kurumsal Kredileri Müdürü Hüseyin Tunç’un son kitabı “Katılım Bankacılığı” üzerine… Ülkemizde hakkında araştırma yapılmayan ama çok konuşulan bir mesele olan “Faizsiz Bankacılık”ı enine boyuna konuştuk.Çocuk edebiyatı üzerine araştırmalar yapan ve Bilim Sanat Vakfı’nda dersler veren Melike Günyüz, ilk yazısıyla bu sayımızda sizlerle. Abdullah Yavuz Altun sanat manifestoları üzerine, Yunus Emre…

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:43 Yıl: Mayıs 2013 Bedava Pdf İndir
Ayraç / Ocak 7, 2018

\\\\\\\\\\\\\\\\\’ın yazdığı Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:43 Yıl: Mayıs 2013 Bedava Pdf İndir adlı kitabı bir çok kitap sever beğenmiş ve indirmiştir Sizler için Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:43 Yıl: Mayıs 2013 Bedava Pdf İndir kitabını pdf formatına getirdik. Aşağıda indire bilirsiniz eüer linkler aiağıda yoksa konu tanıtımı yazısı içide bulabilirsiniz.

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:84 Ekim 2016 Bedava Pdf İndir
Ayraç / Ocak 5, 2018

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:84 Ekim 2016Güz Sancısı: Eylül Sonu Türkiye’nin en eski kitap dergilerinden Ayraç; 84. sayısı ile okurları ile buluştu. Derginin Ekim sayısı da yine dopdolu: Editör Ömer Faruk K. “Güz Sancısı: Eylül Sonu” başlıklı yazısıyla hüznün iklimi Sonbaharı selamlıyor. “İşte böyle Eylül sonu… Yaklaşmakta olan kışı, tekrar tekrar, zevkle okuyacağım, okumaktan hiç usanmayacağım kitaplarım ve birkaç parça eşyam ile daha hafif, daha hür karşılamaya hazırdım.” Kadir Pektezel’in “Belirlenmişliğin Yazgısından, Aklın Hakkına”, Asuman Demir’in “Edebiyat, Hastalık ve Toplum Üçgeni”, F.Gökhan Özcan’ın “Açık Yaraları Kapamak: Yöntem Olarak Psikosoybilim”, Bahar Uysal’ın “Kim Daha Yakın Gökkuşağına?” başlıklı yazıları bu sayının dikkat çekenleri… Yunus Özdemir “Yedi Uyurlar: Ashab-ı Kehf’i”, Sedat Palut ise Antik Yunan’da çok tanrılı din anlayışının kökenlerini yazdı. Okurlar ise Ayraç’ta bu sayı iki güzel söyleşi okuyacaklar: Meltem Dağcı, yazar Berna Durmaz ile ‘rüzgarın esip kavurduğu yere benzeyen’ öyküler üzerine konuştu. “Zignata Geçidi” kitabından sonra İlk öykü kitabı “Ucubeler” ile edebiyat dünyasına kaldığı yerden yeniden merhaba diyen Nuray Türk; kitabı ve yazarlığı hakkındaki sorularımızı yanıtladı. Keyifli Okumalar

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:94 Ağustos 2017 Bedava Pdf İndir
Ayraç / Ocak 2, 2018

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:94 Ağustos 201772. Yılında Hiroşima  Saldırısı  “Hiroşima’da ölelioluyor bir on yıl kadar.Yedi yaşında bir kızım,büyümez ölü çocuklar.”(*Kız Çocuğu (1956) Nazım Hikmet) Dünya Savaşı’nda ABD tarafından 6 Ağustos 1945 yılında Japonya’nın Hiroşima kentine atom bombası atıldı: 70.000 kişi o anda, onbinlerce insan da ileriki yıllarda radyasyonnedeniyle öldü. Zamanla radyoaktivite’nin yol açtığı kanserler de dahil ölü sayısı 200 binin üstüne çıktı. ilk kez Hiroşima’da kullanılan ve 15 bin tonluk TNT’nin patlayıcı gücüne eşdeğer atom bombası, kentin yüzde 60′ını haritadan silerken 13 kilometrekarelik bir radyasyon bulutu oluşturdu. Japonya, Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarının ardından 14 Ağustos 1945′te Müttefik ülkelere teslim olduğunu açıkladı.On binlerce Japonun hayatını kaybettiği bu saldırıdan sonra, Japonya’da hiçbir şey eskisi gibi olmadı. İnsanlık tarihi boyunca  yaşanan enbüyük felaketlerden biri olan olayın acısı hala hafızalardaki yerini koruyor.Ayraç Dergisi olarak 72.yılında Hiroşima saldırısını ve 1999 yılında aramızdan ayrılan Can Yücel ustayı  94.sayımızda dergimizin odağına aldık.Keyifli Okumalar

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:95 Eylül 2017 Bedava Pdf İndir
Ayraç / Aralık 18, 2017

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:95 Eylül 2017ONTOLOJİNİN MEZARSIZ ÖLÜLERİ  “Yalnızlığım öyle bir tablo çizer ki bu gece, Aynadaki yansımam bile bana sırtını döndü”.(Leopold von Sacher – Masoch )    “İçtenlikten uzak, asla sürekliliği olmayan insan ilişkileri… Hepsi yerin dibine batsın.” (Dönüşüm, Kafka)Kafka’nın Dönüşüm öyküsünde; Babası Gregor’a saldırmak için neden meyve sepetinden elmaları aldı? Kafka elma ile ne anlatmak istedi? Elma mitosunu hatırlayınca Kafka’nın Yahudi oluşuyla daha bir anlam kazanıyor bu metafor. Yahudi mitosuna göre elma ilk günahı mimliyor. Bir yasağın çiğnenişinin insanın damarlarında yuvalanmasının, bir başkaldırışın hikayesi gizlidir o elmada. Elma insanın cennette ölüşünün simgesidir. Elma maziyi hatırlatır. Elma aldatıcıdır. Elma, elma, “elma dersem çık, armut dersem çıkma” elma dendiğinde neden çıkıyoruz ve nereden çıkıyoruz. Yahudi mitosunda elmanın denk düştüğü anlamlar bunlarla sınırlı değil elbette… Gregor Samsa’nın sırtına saplanan elma onun varlığının koca bir günaha tekabül ettiğini hatırlatıyor. Nitekim o elma çürüdükçe Gregor Samsa’da her geçen gün tecrit edildiği odasında tükenir. Babası ona elma demiştir ve hayatlarından çıkmasını istemiştir.Ontolojinin mezarsız ölüleri bize çok şey hatırlatacak. Bundan sonra nerede bir böcek görsek aklımıza bir Gregor Samsa gelmeli. Çünkü böceklerinde bir ontolojik hikâyeleri vardır yüreklerimize bir çığlık gibi düşsede…“İnsanların kaçınılmaz ikiyüzlülüğünü görüyordum. Bir gazozluk dostlar!Herkes tren yolculuğundaki süreksiz tanışıklıkla…

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:91 Mayıs 2017 Bedava Pdf İndir
Ayraç / Aralık 17, 2017

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:91 Mayıs 2017Cereyanda Kalmak “Düşüncenin kuduz köpek gibi kovalandığı bu ülkede, düşünce adamı nasıl çıkar?” Cemil Meriç Yeni rejim “fikri hür, vicdanı hür nesiller” yetiştirmek istese de Cumhuriyet tarihi baskıların, yasakların, söze vurulan zincirlerin tarihi. Nazım Hikmet’ten Said Nursi’ye, Nihal Atsız’dan Çetin Altan’a her görüşten ve inançtan düşünür, aktivist ve sanatçı devletin demir ökçesini sırtında hissetmiş. Birzamanlar: Komünizm yasak, İslamcılık yasak, Turancılık yasak: resmi ideolojinin dışındaki hemen her görüş tehlikeli ve yasak! Tanıl Bora son kitabı “Cereyanlar: Türkiye’de Siyasi İdeolojiler” ile düşünce tarihimizin perdelerini aralıyor. Kitap, “Tanzimattan bu yana” bu topraklarda elektriklenmiş her fikrin çetelesini tutuyor: hiçbir peşin hüküme, hiçbir yasağın cazibesine kapılmadan. Türkiye’deki siyasi idelojilerin derli toplu bir özeti olan bu hacimli çalışma, herhangi bir sayfasından açıp okunarak bilgi ve fikir sahibi olunabilecek temel bir kaynak adeta. Bu topraklarda okuyup yazan hemen herkesin masasının başında, kütüphanesinde bulunması gereken önemli bir kitap: Türkiye’yi anlamak için… 91. sayımızda “Cereyanlar”ı mercek altına alıyoruz. Keyifli okumalar…

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:89 Mart 2017 Bedava Pdf İndir
Ayraç / Aralık 17, 2017

Ayraç Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Sayı:89 Mart 2017*SADIK HİDAYET: Sadece Ölüm Yalan Söylemez !“Hayatta öyle yaralar var ki, ruhu inzivadayken cüzam gibi yer, kemirir “            Sadık Hidayet’in intiharı hangi bağlamda ele alınmalı? Kendi bedeni üzerinde söz sahibi olabileceği, Doğu toplumlarında sosyo-kültürel açıdan olanaksız olan intihara karar verişini nasıl açıklamalı? Yaşamınca Batılı olabilmenin sancısını çekti ve ölümünü en azından buna uygun tasarladı. Ona ölümü getiren intiharına karamsarlık, kasvet, yalnızlık ve derin sancılarla ilerledi. Ölüm söz konusu olduğu için burada hüzün vardır ama Hidayet’in vardığı noktada ölüm üzücü bir şey değil, bizzat –etkilendiği Budist öğretiye göre- yaşamın kendisi olarak karşımıza çıkar.Kör Baykuş, bir açıdan Budizm’deki “insan başkasını kurtaramaz” sözünü anımsatır. Kişi ancak kendisini kurtardığında başkasını kurtarabilir, demek olan bu söz Kör Baykuş’un başından sonuna kadar etkisini hissettirir. Hidayet, Kör Baykuş’un merkezine ölüm düşüncesini koymakla; ölümün olduğu bir yaşamda bir şeylerden bahsetmek mümkün mü, sorusunu sormaktadır…Sadık Hidayet`in yakın arkadaşı Bozorg Alevi`nin, Kör Baykuş`un Almanca`sına eklediği “Sonsöz” de düşüncelerini şöyle ifade eder: “Kör Baykuş`un eylemi, olayları, zaman ve mekân dışında kalır. Olayları bölüşenler tipik kimselerdir, daha doğrusu bir tipin değişik kişilerdeki varyasyonlarıdır, bu kişiler mitik bir psikoloji kanunlarına göre birbirlerine dönüşürler. Baba, amca, arabacı, mezarcı, ihtiyar hurdacı ve nihayet romanın “kahraman”ı, aslında…