Keşkül arşivleri - Bedeva Pdf Kitap İndir
Keşkül Sayı:27 / Oruç ve Ramazan Bedava Pdf İndir
Keşkül / Ocak 21, 2018

Keşkül Sayı:27 / Oruç ve Ramazan“Yâ Rab Şu Muazzam Ramazan Hürmetine Kaldır Aradan Vahdete Hâil Ne İse” Mehmed Âkif Ersoy Biz Cenâb-ı Hakk’ın rahmetine kavuşmak, rızasına lâyık olmak niyâzıyla okuyucularımıza Oruç ve Ramazan konulu bir sayı hazırlama telâşındayken, dışarıda bir vâveylâdır kopuyordu. Çeşitli entrikalarla büyütülmeye çalışılan ve ülkemizin her tarafına planlı bir şekilde yayılan hâdiselerin, külliyyen zarar ve ziyân olmasının yanında, iyi niyetli bir çabanın eseri olmadığı da âşikârdı. Çok şükür, Rahmet ayı Ramazan-ı Şerîf geldi ve her zaman olduğu gibi sâf sîneleri sürûrlandırıyor; ümidimiz odur ki, kirlenmiş kalplerimizi de pür nûr eyleyecek. Dergimizin bu 27. sayısında, Prof. Dr. Süleyman Uludağ; ‘Hikmet ve Gâyesi Açısından Oruç ve Ramazan’ı kaleme aldığı makalesinde, sûfîlere göre orucun fazilet ve ehemmiyetini anlatıyor. Prof. Dr. Nihat Öztoprak; ‘Klâsik Türk Edebiyatında Ramazan’ başlıklı yazısında, edebiyatımızda Ramazaniyeler, Ramazan ilâhîleri, Ramazan manileri gibi Ramazan ve orucu anlatan eserleri biz okuyucularıyla buluşturuyor. Prof. Dr. İsmail Kara ise; ‘Müslüman İstanbul’a Mahsus Bir Gelenek: Mahya’yı ve kelimenin menşe’inden başlayarak etrafında oluşan zengin kültürü dikkat nazarlarımıza veriyor. Emin Işık; ‘Orucun Ruhsal Gelişmeye Katkısı’ başlıklı yazısında orucun esas hedefi olan ahlâkî gelişim üzerinde dururken Prof. Dr. Ramazan Altıntaş takvâ ve oruç ilişkisini ele alıyor. Prof. Dr. Kemal Sayar ise modern zamanın unutuşla sakatladığı…

Keşkül Sayı:14 2009 Üç Aylık Tasavvuf, Kültür ve Sanat Dergisi Bedava Pdf İndir
Keşkül / Ocak 18, 2018

Keşkül Sayı:14 2009 Üç Aylık Tasavvuf, Kültür ve Sanat DergisiTasavvuf, esasında bir ahlâkî temizlenme yoludur. Bu temiz­lenme işi, insan olan varlığımızdan hareket ederek Allah’a kadar götüren bir yolculuğun sonucudur. Bu yolculuk, sonu olan varlığın daha yaşarken sonsuzluğa atlayışıdır; fenâdan bekaya sıçrayışıdır. Bu sıçrayış, gelişigüzel yapılan bir hamle ile olmuyor. Onun âdabı, erkânı, usûlü vardır. 14. sayımızında; değerli mütefekkir Nurettin Topçu, bu âdabı, erkânı, usûlü anlatıyor “Tasavvufun Merhaleleri” adlı yazısında. Hz. Mevlânâ, bu defa onun aynasından yansıyacak gönlünüze. Gerçek mü’mini, ârif kişiyi Kutb-i Âzam Abdulkâdir-i Geylânî Hazretleri(k.s.a.)’nden, semâ’ ve vecdin edebini İmam-ı Gazzâlî’den okuyacaksınız. Üsküdar Alaca Minâre Tekkesi Şeyhi Sadık Efendi(kuddise sir­ruhu’l-azîz)’nin Risâle-i Mahbûb adlı eserini de dikkatlerinize sunuyoruz. Sâdık Efendi (Üsküdar 1209/1794-95)’nin, vâkıasında uğradığı şehirleri anlattığı bu risâle için büyükler buyurmuşlar ki: “İnsaf ile okuyanlar Risâle’de hangi kısma ve izaha dahil olduklarını anlarlar yeter ki mucibince amel edilsin.” Yrd. Doç. Dr. Sezai Küçük, İstanbul’da tesis edilmiş en büyük ve en etkili Mevlevî dergâhını, Yenikapı Mevlevîhânesi’ni yazdı. Tesis edildiği günden kapatıldığı güne kadar geçirdiği süreçleri ve Türk mûsıkîsine yaptığı yadsınamaz katkıyı. Kıymetli müzisyenlerimiz Derya Türkan ve Murat Aydemir’le arkadaşımız Burhan Eren’in Türk mûsıkîsi üzerine gerçekleştirdiği röportajın da dikkatle okunması gerekiyor.

Keşkül Sayı:26 / Efendimiz (SAV) Bedava Pdf İndir
Keşkül / Ocak 13, 2018

Keşkül Sayı:26 / Efendimiz (SAV)“Dedi Gördüm Ol Habibin Anesi, / Bir Acep Nur Kim Güneş Pervanesi” Cenab-ı Hakk lutfetti, kerem eyledi, bizi Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’e bende eyledi. Bizi O’nun ümmeti olmakla ve O’nu tanımakla şerefyab eyledi. O gönderilişi sonra lâkin nuru evvel olan Resul-i Kibriya Efendimiz, insanlığa bıraktığı emanet ve içimizde barındırdığımız o muhabbet süresince hep bize rahmet olarak tecelli eyledi. Herkes onu kendisince anladığını iddia eyledi. Kimisi ‘Abdullah’ın yetimi’, kimi ‘postacı’, kimi III. Muhammed, V. Ahmed gibi sözlerle anlayışsızlıklarını gözler önüne serdi. O’nun tanıdığı kimseler ise “Anam babam sana feda olsun!”, “Rahmeten-lil-alemin”, “Seyyidü’l-mürselin” diyerek O’nun yolunda nurlandı ve Ümmet-i Muhammed’i nurdan kandil olarak aydınlattı. Dolayısıyla O’na duyulan muhabbet, aşk, hakîkî imânın ta kendisidir. Zira hiç kimse Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’i sevmekle yoldan sapmamıştır. Keşkül Dergisi’nin Kutlu Doğum Haftası’na tevafuk eden bu 26. sayısını, Cenab-ı Hakk’ın izn ü inayetiyle, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in şefaatlerini umarak O En Sevgili’ye ayırdık. Prof. Dr. Süleyman Uludağ, “Hazret-i Peygamber (s.a.s.) ve Mu’cize” adlı yazısıyla kevni ve suri mu’cizelerin herkese faydası olduğundan bahsederken ariflerin, kurtuluşu ehlî ve manevi mu’cizelerde aradığının altını çiziyor. Emin Işık, “Peygamber Aşkı” başlıklı yazısıyla gerçek imanın aşırı sevgiden başka bir şey olmadığını vurgularken Prof. Dr. Mahmud Kaya,…

Keşkül Sayı:15 Yıl: 2010 Yaz Bedava Pdf İndir
Keşkül / Ocak 5, 2018

\\\\\\\\\\\\\\\\\’ın yazdığı Keşkül Sayı:15 Yıl: 2010 Yaz Bedava Pdf İndir adlı kitabı bir çok kitap sever beğenmiş ve indirmiştir Sizler için Keşkül Sayı:15 Yıl: 2010 Yaz Bedava Pdf İndir kitabını pdf formatına getirdik. Aşağıda indire bilirsiniz eüer linkler aiağıda yoksa konu tanıtımı yazısı içide bulabilirsiniz.

Keşkül Sayı:19 / Mevleviyye Bedava Pdf İndir
Keşkül / Ocak 2, 2018

Keşkül Sayı:19 / Mevleviyye“Aşk Kaydında Olan Kişi Baş Kaydında Değildir”Hz. Pîr Mevlânâ Muhammed Celâleddîn Rûmî (k.s.) Cenâb-ı Hakk, bilinmekliğini murad etti. Lûtfuyla kelâmını indirdi… Ve kelâmını beyân edecek peygamberlerle kullarına ikramda bulundu. Nuru evvel, gönderilişi sonra olan iki cihan serveri Efendimiz (s.a.s.)’i gönderdi. Böylece biz, Efendimiz (s.a.s.)’in ümmeti olarak dünyaya gelmekle Allah Teâlâ’nın en büyük rahmet ve merhametine mazhar olduk.Cenâb-ı Hakk, kendisine ait olan nuru önce sebeb-i hilkat-i âlem, Fahr-i Kâinât Efendimiz (s.a.s.)’den, sonra müteselsilen başka pâk âyinelerden bizlere seyrettirdi. Mahbûbu’l-Kulûb, Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e mülâki olalım da, rızasıyla şerefyâb olalım diye bize ihsan eyledi. İki cihan serveri Efendimiz (s.a.s.)’den sonra her asırda her topluma, her topluluğa, her mekâna velî kullarını gönderdi.Harizm’in Hive şehrinde dünyayı teşrif eden Necmeddîn-i Kübrâ Hazretleri ve onun gibi, feyzi ve bereketiyle Horasan’ı kuşatan Allah erlerinin tesis ettiği medeniyet, Bahâeddîn-i Veled Hazretleri, Burhâneddîn Muhakkkık Tirmizî Hazretleri ve Hazret-i Mevlânâ Celâleddîn Rûmî’den Anadolu’ya akmıştır ve bu akış son güne kadar devam edecektir…

Keşkül Sayı:33 / Hz. Pir Mevlana Bedava Pdf İndir
Keşkül / Ocak 2, 2018

Keşkül Sayı:33 / Hz. Pir MevlanaHZ. MEVLÂNÂ’NIN HAKK’A VUSLATININ 741. YILDÖNÜMÜ’NDE KEŞKÜL DERGİSİ’NDEN HZ. PÎR İÇİN YENİ BİR SAYI DAHA… Yaşadığı 13. asra ve günümüze kadarki tüm zamanlara mührünü vurmuş bir sûfî: Hazret-i Pîr Mevlânâ Celâleddîn Rûmî… Ve onun yolu Mevlevîlik… Mevleviyye için Hazret-i Mevlânâ’dan sonra oğlu Sultan Veled Hazretleri’nin tesis ettiği bir tarîkat vurgusu yapılır. Ancak bilinir ki bu yol, Hazret-i Pîr Mevlânâ Celâleddîn Rûmî’nin yoludur, ondan asla ayrı değildir. Ve medeniyetimizin mayasını teşkil eden ana unsurlardan biridir. Bu sebeple bu topraklar için büyük bir öneme sahip. 1925’te tekke ve zaviyelerin kapatılması kanunundan sonra 1958’de bir gösteri şeklinde de olsa semâ âyinine izin verilmesi Mevleviyye için belki olumlu bir gelişmeydi. Hazret-i Mevlânâ ve Mevlevîlik dünyada ve ülkemizde daha çok konuşulmaya başladı. Fakat bu da başka olumsuzlukları beraberinde getirdi. Bugün toplumun her kesimi kendi anlayışına göre bir Hazret-i Mevlânâ anlatıyor. Bunların büyük bir çoğunluğu onu Peygamber Efendimiz’in vârisi olarak görmüyor; ya bu kimliğini arka plana atıyor ya da tümden o kimliğin dışında bırakıyor. Etrafına adam toplayan sahte Mevlevî şeyhleri, içkili mekânlarda, dans gösterilerinde dönen semâzenler, kadın erkek birlikte semâ edenler olmak üzere bundan maddî çıkar elde eden pekçok düzenbaz türedi. 1925’teki kanun sebebiyle halihazırda bunlara engel olabilecek bir yapı bulunmuyor….

Keşkül Sayı:22 / Bektâşiyye Bedava Pdf İndir
Keşkül / Aralık 12, 2017

Keşkül Sayı:22 / BektâşiyyeKeşkül Dergisi, 22. sayısında sayfalarını Tarîk-i Nazenîn’e, ‘Bektâşiyye’ye ayırdı. Her sayıda olduğu gibi bu sayıda da zengin içeriği ve görselliğiyle öne çıkan dergi, konuları ele alış ve işleyiş biçimiyle de fark ediliyor. Hacı Bektâş Velî Hazretleri’ni, efsanevî bir şahsiyetmiş gibi anlatmak yerine, onun büyük bir velî oluşuna vurgu yapılması bunun en büyük göstergesi. Ve hep İslâm’dan uzakmış gibi anlatılagelen Bektâşiyye; meşâyihi, müntesibleri ve onların verdikleri eserler üzerinden etraflıca işleniyor. 13. yy’da filizlendiği coğrafyadan başlayarak Anadolu’dan Balkanlara ve Mısır’a tarîkatın geçirdiği tarihî süreç gözler önüne seriliyor. Dr. Hayati Bice, Hacı Bektâş Velî-Ahmed Yesevî ilişkisini irdelediği yazısı “Efsane mi Yoksa Gerçek mi?” sorusuna cevap veriyor. Prof. Dr. Osman Eğri; “Bektâşî Dervişi: Yetmiş İki Millete Devlet Olmaktır İşi” derken Bektâşî dervişini tasvir ediyor. Prof. Dr. Mehmet Akkuş, Hacı Bektaş Velî Hazretleri’nin halîfelerinden Abdal Musa Hazretleri’ni anlatırken Yrd. Doç. Dr. Mustafa Tatcı da Abdal Musa Hazretleri’nin halîfesi Kaygusuz Abdal’ı “Bektâşî Dervişi Bir Yörük Beyi” başlığı altında okuyucuyla buluşturuyor. Hünkâr’ın kayıp eseri Fâtiha Tefsiri’ni bizzat kendisi bulan Doç. Dr. Hüseyin Özcan, bu eseri dikkat nazarlarınıza sunuyor. Prof. Dr. Ahmet Taşğın, 19. yy’daki bir Bektâşî büyüğünü, Mehmed Ali Hilmi Dedebaba’yı anlatıyor. Prof. Dr. Bilal Kemikli, fikrî ve tarihî zeminden kopardığımızı söylediği Pîr Sultan…

Keşkül Sayı:16 / Su Bedava Pdf İndir
Keşkül / Aralık 7, 2017

Keşkül Sayı:16 / SuTasavvuf, kültür ve sanat dergisi Keşkül’ün 16. sayısı çıktı. Fatih Çıtlak’ın genel yayın yönetmenliğinde mevsimlik olarak yayımlanan Keşkül, güz sayısında “su” dosyasını işliyor. “Allah bütün canlıları sudan yarattı.” ayetinden ve İbn Arabi’nin “Su hayatın sırrıdır.” sözünden hareketle suyun sanat, edebiyat ve tasavvuf geleneğimizdeki önemli yeri vurgulanıyor. Bu sayıda da çok değerli yazılar ve röportajlar yer alıyor. Mesnevî mütercimi Âmil Çelebioğlu, İçeni Ölümsüzlüğe Kavuşturduğuna İnanılan Su yazısında geleneğimizdeki Âb-ı Hayat motifinin derinliklerine iniyor. Hasan Kâmil Yılmaz, Fuzulî’nin meşhur Su Kasidesi’nde su mazmunuyla anlatılan peygamber sevgisini yorumluyor. Fatih Çıtlak’ın Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Görmez’le yaptığı röportajda, “Mâveraünnehir”, “mâvera” kavramları ve Peygamberimizin Veda Hutbesi’nden sonra yola çıkan sahabenin Amuderya ve Siri Derya’yı geçtikten sonra ilmi dört bir yana nasıl götürdükleri anlatılıyor. Yunus Emre’nin Su Yorumu Mustafa Özçelik bu yazısında, Yunus Emre’nin şiirlerinde su ile işaret etmek istediklerini ortaya koyuyor. Büyük edebiyatçı Mustafa Kutlu ise insan ve abdest ilişkisini dile getirirken Leyla İpekçi ise sevilen üslubuyla Suyla Örtünmek yazısında suyu kavuşma sevinci olarak tarif ediyor. “Yürümek isteyen bütün ağırlıklarını bırakmalı, yaşamak isteyen ölmeli.”Türk okuyucusunun Su Üstüne Yazı Yazmak kitabıyla bildiği Amerikalı sufi Muhyiddin Şekûr’la, Elif Eda Tartar insanın hayat yolculuğu üzerine çok güzel bir röportaj gerçekleştiriyor. Mustafa Kara, Gözlerin Bir…

Keşkül Sayı:32 / Murid Murşid İlişkisi Bedava Pdf İndir
Keşkül / Aralık 5, 2017

Keşkül Sayı:32 / Murid Murşid İlişkisiTasavvuf insan yetiştirir, gaye insana kendini bildirerek ahlâk-ı Muhammediyye’yi giydirmek ve bu istikamet üzere Allah’a vâsıl etmektir. İşte bu süreç, hakîkî bir mürşidin nazarı ve tasarrufu altında geçer. Seyr ü sülûk da denilen bu çetin yolculuk, kişinin kâmil bir mürşide bağlanmasıyla başlar ki, bu da mânevî bir emir neticesindedir. Hakîkatte ezelde kurulan bu ilişki, o andan itibaren mürîdliğe adım atan kişiyle, ona yol gösterecek mürşidi arasında bir hukukun oluşmasına yol açar fakat bu hukuk, herhangi bir ast üst ilişkisinde ortaya çıkan hukuktan çok farklıdır. Çünkü mürîd için ‘gassal elinde meyyit gibi olmak’ sözkonusudur. Keşkül dergisi, 32. sayısında mürîd mürşid arasında cereyan eden bu ilişkiyi sayfalarına taşıyor. İlk dönemlerden başlayarak tasavvuf ehlinin konu hakkındaki düşünceleri, tarîkat edebleri, mürşid mürîd ilişkisinde kilit noktaları oluşturan intisâb, irşad, muhabbet, samimiyet, sohbet, hizmet, rüya, râbıta, halvet gibi belirleyici kavramlar üzerinden bu ilâhî bağ anlatılıyor. Bununla birlikte sahte şeyhlere, tasavvufu çıkarları doğrultusunda kullananlara değinilirken hakîkî mürşidlerin özellikleri de okuyucunun dikkatine sunuluyor. Prof. Dr. Süleyman Uludağ, genelde İslâm, özelde tasavvuf literatürü çerçevesinde mürşid ve irşad kavramını anlattığı İrşad ve Mürşid başlıklı yazısıyla konuya güzel bir girizgâh yaparken Prof. Dr. Mustafa Kara Tasavvuf Mektebinde Mürîd ve Mürşid adlı yazısıyla tasavvuf ehlinin bu konulardaki…