Vuslat arşivleri - Bedeva Pdf Kitap İndir
Vuslat Aylık Eğitim ve Kültür Dergisi Yıl:9 Sayı:135 Eylül 2012 Bedava Pdf İndir
Vuslat / Ocak 17, 2018

Vuslat Aylık Eğitim ve Kültür Dergisi Yıl:9 Sayı:135 Eylül 2012Kur’an Kıssaları Masal mı? Aylık yayımlanan Vuslat, 135 sayısıyla okuyucuna merhaba dedi. Vuslat Dergisi “Kur’an Kıssaları Ne Masal, Ne Öykü Öğüt Mesaj Hakikat” dosyasıyla Kur’an Kıssalarını detaylı bir şekilde inceliyor. “Kur’an Kıssaları” ile ilgili merak ettiğiniz bütün konuları bu dosyada bulmanız mümkün… Kur’an Kıssaları Nedir? Kıssa: bir olayı anlatma veya bir haberi nakletme anlamına geliyor. Kur’an’da insanları uyarmak, gerçekleri daha iyi kavramalarını sağlamak için bu yol izlenilmiş bu bağlamda geçmiş toplumların ya da peygamberlerin kıssaları anlatılmıştır. Kur’an Kısaları Hak ve Hakikat Kur’an’ın önemli bir bölümü kıssalardan oluşmakta. Allah, önceki peygamberlerin başından geçenleri, peygamberlik görevini yerine getirirken karşılaştıkları sorunları kıssalar yoluyla anlatarak, Peygamber (s.a.s.) ve mü’minlerin kalplerine güç ve güven vermeyi, üzüntüden uzaklaşmalarını sağlamayı ve onları teselli etmeyi, böylece ümitsizliğe ve zaafa düşmelerini engellemeyi amaçlamıştır. Kur’an, sırf anlatım güzelliği olsun diye hayali olaylar anlatmaz. Ya da konuyu süslemek için sanatsal yakıştırmalarla uğraşmaz. Kur’an kıssalarında hayatın ve varlığın realitesi vardır. Okuyucu bu kıssalarda çok açık somutlukla karşılaşır. Kıssalar Tevhid ve Şirk Mücadelesinin Simgesidir Kur’an kıssaları, onlar insanlığın tarihinden Kur’an’ın sunduğu parlak, ders verici, ibretli, hikmetli, hüzünlü sahnelerdir. Kıssalar tevhid ve şirk mücadelesinin tarihsel mesajlarıdır. Bu sayımızda, hedefimiz Kur’an kıssalarının mahiyetine uygun olarak anlaşılmasını…

Vuslat Aylık Eğitim ve Kültür Dergisi Yıl:9 Sayı:133 Temmuz 2012 Bedava Pdf İndir
Vuslat / Ocak 12, 2018

Vuslat Aylık Eğitim ve Kültür Dergisi Yıl:9 Sayı:133 Temmuz 2012Kürtaj Medeni Vahşettir!12 yıldır yayın hayatını sürdüren, Aylık Eğitim Kültür ve Düşünce Dergisi Vuslat, Temmuz sayısını “İnsan ve Genetik” konusuna ayırmış… İnsan ve Genetik dosyasında, “Organ nakli, kürtaj, tüp bebek, estetik ameliyatlar, kopyalama” vb. konuları kendi alanında uzman, akademisyenler tarafından bilimsel açıdan değerlendirilmiş… Organ Nakli Nedir?Vücutta görev yapamayacak kadar hasta ve hatta bedene zararlı hale gelen bir organın bir yenisi ve sağlamı ile değiştirilmesi düşüncesi çok eski zamanlardan beri insanların ilgisini çekmiştir. Organ nakli, en basit tanımıyla, vücutta görevini yapamayan bir organın yerine canlı bir vericiden veya ölüden alınan sağlam ve aynı görevi üslenecek bir organın nakledilmesi işlemidir. Organ nakli, günümüzde birçok kronik organ hastalıklarında uygulanan rutin, geçerli ve ileri bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Kürtaj Medeni Vahşettir Ruh üflendikten sonra çocuk düşürmenin veya aldırmanın haram olduğunda ve bu davranışın cinayet telakki edileceği konusunda İslâm hukukçuları görüş birliği içindedir. Günümüzde işlenen bu cinayete kısaca, medeni vahşet ve modern cahiliyye diyebiliriz. Dergiden Konu Başlıkları Prof. Dr. Hikmet Akdemir “Organ Naklinin Kur’an Açısından Değerlendirilmesi” isimli makalesinde, bir insanın hayatını kurtarmanın bütün insanların hayatını kurtarmak olduğu tespitinden bulunuyor.Prof. Dr. Hidayet Aydar “Kopyalamada Akraba Meselesi” incelemesinde kopya insan ile onun dünyaya gelmesinde rolü olanlar…

Vuslat Aylık Eğitim ve Kültür Dergisi Yıl:9 Sayı:134 Ağustos 2012 Bedava Pdf İndir
Vuslat / Ocak 11, 2018

Vuslat Aylık Eğitim ve Kültür Dergisi Yıl:9 Sayı:134 Ağustos 2012Doğal afetler ilahi ikaz mı?Dünyada ve Türkiye’de zaman zaman insanları derinden etkileyen doğal afetler meydana gelmekte. İnsanların iradesi dışında gelişen; deprem, sel, heyelan, gibi olaylardan dolayı Vuslat Dergisi de, 134 sayısında “Doğal Afetler İlahi İkaz Mı?” diye soruyor… Doğal Afetler Dünyanın birçok yerinde deprem, sel, heyelan, yıldırım düşmesi, kasırga, fırtına gibi doğal afetler meydana gelmektedir. Bu doğal afetler insanlar üzerinde derin etkiler bırakmaktadır. Bu tür felaketler olduğunda, insanlar doğal olarak; neden oldu? Niçin oldu? vs. gibi sorular sormakta ve bu soruların cevabını aramaktadırlar. Kur’an ve Deprem Hayat kitabımız Kur’an ışığında, bu olaylara baktığımızda geçmiş ümmetlerin helak sebeplerinin kendi elleriyle işlemiş oldukları; şirk, zina, haksızlık, gibi günahlardan kaynakladığını görmekteyiz. Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Onlara kendilerinden evvelkilerin, Nuh, Âd ve Semud kavimlerinin, İbrahim kavminin, Medyen halkının (Şuayb peygamberin kavminin) ve (Lut kavminin başları üstüne) ters dönen şehirlerin haberi gelmedi mi? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (İnanmadıkları için helâk oldular) Allah onlara zulmedecek değildi, fakat onlar kendi kendilerine zulmetmekteydiler.” (Tevbe, 9/70) Kavimlerin Helak Şekilleri Nuh (a.s.), kendi kavmine gönderildi. Kavmi onu inkâr edince meşhur Nuh tufanında boğulup helâk oldular. Âd kavmine Hûd Peygamber gönderildi. Onlar şiddetli rüzgâr ile helâk oldu. Semud kavmine Sâlih Peygamber gönderildi,…

Yıl:9 Sayı:131 Mayıs 2012 Aylık Eğitim ve Kültür Dergisi Bedava Pdf İndir
Vuslat / Ocak 8, 2018

Yıl:9 Sayı:131 Mayıs 2012 Aylık Eğitim ve Kültür DergisiÂlemlerin Rabbi olan Allah, Kur’an’da şöyle buyurmaktadır: “Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır..”( Nisa,4/78) İşte, Aylık Vuslat Dergisi bu ayet ışığında “Ölüm bir son mudur?” Diye soruyor. Her ay olduğu gibi, Vuslat Mayıs sayısında da “dosya, öykü, düşünce, sağlık, eğitim, İslam dünyası” yazıları ile yine dopdolu… Hepimiz Ölümle Nişanlıyız Ölüm, hepimiz için kaçınılmaz bir gerçektir. Doğan her canlı zamanı yeri ve vakti geldiğinde ruhunu Rabbine teslim edecektir. Bir bakıma hepimiz ölümle nişanlıyız. Hiç ölmeyecek gibi yaşamanın bize hiç bir faydası yoktur. Tam aksine bir müslümana, yakışan yarın ölecekmiş gibi yaşamasıdır. Çünkü Rabbimiz “Her nefis ölümü tadacaktır” hakikatini bize Vahiy yoluyla bildirmiştir. Bize düşen, bu fani dünyada ölüme hazırlık yapmaktır. Tıpkı evliliğe hazırlık yaptığımız gibi. Şunu unutmayalım ki, bizden önce birçok nesil geldi geçti, birçok insan geldi geçti, bizde bir gün aynı şekilde ölümle kucaklaşacağız. Allah’a Yakınlık Güzel Bir Ölüme Yakınlıktır Ölüm, bize şah damarımız kadar yakın iken, nefsimiz hala bu gerçeği anlamakta zorluk çekiyor. Her geçen gün bir sevdiğimiz bizi bırakıp gidiyor. Biz de bir gün sevdiklerimizi bırakıp gitmek için her an gelmesi muhtemel ecelimizi bekliyoruz. İslam belgelerinde ölümden en çok korkanların yahudiler ve…

Yıl:9 Sayı:128 Şubat 2012 Aylık Eğitim ve Kültür Dergisi Bedava Pdf İndir
Vuslat / Ocak 7, 2018

Yıl:9 Sayı:128 Şubat 2012 Aylık Eğitim ve Kültür DergisiVuslat Dergisi 128’nci sayısında, okuyucularının dikkatini “Helal Gıda ve GDO” tehlikesine çekiyor. Her ay olduğu gibi Vuslat Şubat sayısında da, yine makale, röportaj, inceleme, düşünce, öykü, İslam dünyası yazılarıyla okuyucularının karşısında… Helal Gıda Türkiye’de ve İslam Ülkelerinde uzun zamandır “Helal Gıda” konusu tartışılmaktadır. Müslümanlar, hayatlarının her alanında helal ve haram kavramına dikkat edip özen gösterirler. Helal; Allah ve Resulü tarafından izin verilmiş yasaklanmamış yasal ve meşru olan her şeyi kapsamaktadır. Bu minval üzerine kazancımız, yiyeceklerimiz, içeceklerimiz, giyeceklerimiz, İslam’ın izin verdiği şekilde olmalıdır. GDO’lu Ürünlere Dikkat Bugün birçok gıda ürünlerinin genetiğine müdahale edilmektedir. Bu ürünler kısa adı ile GDO’ludur. Bu durumda yediklerimizin ne kadar helal ve ne kadar sağlıklı olduğu maalesef şüphelidir. Hz. Peygamber (s.a.s.) ise şüpheli şeylerden uzak durmamızı bize tavsiye etmektedir. Şüpheli gıdalardan uzak durmamız gerektiği gibi kendisi helal olsa bile İslam düşmanların ürettiği gıdalardan da kaçınmamız gerekir. Çünkü İslam düşmanları bizden kazandığı paralarla varlığını ve hayatiyetini sürdürecektir. Onların ürünlerini tüketmenin dolaylı yoldan, hatta direk olarak onları desteklemek anlamına geleceğini bilmeliyiz. Kur’an ve Sünnet’te Gıda Tüketimi Gıda tüketiminde helal-haram dairesi içinde hareket etmemiz gerektiği Kur’an ve Sünnet çerçevesinde son derece açıktır. İslâm’a göre yapılmasında, yenilip içilmesinde, kullanılmasında, söylenilmesinde sakınca (vebâl) olmayan…

Yıl:9 Sayı:130 Nisan 2012 Aylık Eğitim ve Kültür Dergisi Bedava Pdf İndir
Vuslat / Ocak 3, 2018

Yıl:9 Sayı:130 Nisan 2012 Aylık Eğitim ve Kültür DergisiVuslat Dergisi 130 sayısında, Müslümanlar için örnek bir nesil olan ve Kur’an’da: “Allah onlardan razı olmuştur onlarda Allah’tan razı oldular” ayetiyle Allah (c.c.) tarafından takdir alan, o muhteşem nesli günümüze ve gündemimize taşımaktadır. Sahi onları bedevilikten medeniyetin zirvesine getiren unsular nelerdi? İşte hep birlikte bu sorunun cevabını Vuslat Dergisi Nisan Sayısında bulacağız… Asr-ı Saadet nedir? “Asr-ı Saadet” terimi, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in Peygamberliğinden vefatına kadar geçen süreyi ifade eder. Asr-ı Saadet’in temel özelliği âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (s.a.s.)’in hayatını kapsayan, onun örnek yaşantısını adım adım izleyebilmiş, bizzat onun mektebinde yetişmiş ve vahyin ilk muhatapları olmuş sahabe neslini bünyesinde barındıran bir zaman dilimi olmasıdır. Kur’an bu nesilden övgü ile söz ederek onlara şerefli bir mevki vermiştir. Asr-ı Saadet Nesli Güçlü Bir İmana Sahiptir Asr-ı Saadet neslinden söz eden ayet ve hadisler ile o dönemin olaylarını ve yaşayış biçimini anlatan siyer çalışmaları incelendiğinde, Asr-ı Saadet insanı ve neslinin nitelikleri hakkında şu tespitler yapılabilmektedir: Asr-ı Saadet nesli güçlü bir imana sahiptir. İslâm’ın tebliğinde karşılılaştıkları her türlü güçlüğe göğüs germeye hazır, sabır timsali kişilerdir. Yapılan her işte Allah’ın rızasını ölçü alırlar. Allah’ın yardım ve desteğine güvenirler “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için yurtlarından, yuvalarından kovulmuş, mallarını kaybetmişlerdir….

Vuslat Aylık Eğitim ve Kültür Dergisi Yıl:9 Sayı:132 Haziran 2012 Bedava Pdf İndir
Vuslat / Ocak 1, 2018

Vuslat Aylık Eğitim ve Kültür Dergisi Yıl:9 Sayı:132 Haziran 2012Vuslat Dergisi, 132 sayısında okuyucuların dikkatini, akıl konusuna çekiyor… Dergi “İnsanın Anahtarı Akıl” manşetiyle aklın Vahiy ve Sünnet ile beslenmesi gerektiğine vurgu yapmakta! Akıl Nedir? Akıl, insanın düşünme, bilme, davranışını belirleme, denetleme ve yargılaması, iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, faydalıyı zararlıdan ayrıt etmesi ile ilgili kabiliyetidir… Akıl; düşünmeyi, bilmeyi ve anlamayı sağlayan çok önemli insani bir melekedir… Akıl, Allah’ın en büyük nimetlerinden biridir. Akıl, en büyük insani güçtür ama bu güç sınırsız değildir. Her türlü dış etkiye ve propagandaya açık olan aklın, doğrunun tek ölçüsü olması da mümkün değildir. O halde, aklın gücünü tamamlayacak, ona yol gösterecek bir kılavuz gereklidir. Bu kılavuz ise vahiy, yani Allah’ın kitabıdır. Bu minvalde, Vahiy aklın önemi üzerinde durmakta! Allah (c.c.) Aklımızı vahiy ile güçlendirmemizi istemektedir. Vahiy ile birlikte düşünen akıl iyi bir akıldır. Vahiy ile birlikte düşünmek doğru düşünmektir. Vahiy ile beslenmeyen akıl vitaminsiz bir gıdaya benzer. Neden Böyle Bir Sayı Hazırlandı? Akıl ile ilgili olarak kimilerimiz, aklı tamamen ön plana çıkartırken, kimilerimiz ise onu tamamen devre dışı bıraktı! Bu iki tutumda yanlış ve isabetli olmayan bir tutumdur. Doğru ve ölçülü olan ise, Allah bize akla ne kadar önem vermemizi istiyorsa, o kadar önem vermemiz gerekiyor….

Vuslat Aylık Eğitim ve Kültür Dergisi Sayı:163 Ocak 2015 Bedava Pdf İndir
Vuslat / Aralık 30, 2017

Vuslat Aylık Eğitim ve Kültür Dergisi Sayı:163 Ocak 2015Vuslat Dergisi, Ocak sayısında İslam’da İhtilaf konusunu gündeme alıyor. İhtilafın bizi ayrılığa değil, bütünlüğe götürmesi gerekiyor… Dergi, ihtilaflı konuların kardeşliğimize zarar verecek boyuta getirilmemesi gerektiği konusunda, ciddi uyarılarda bulunuyor. İhtilaf Fıtrattandır Önderimiz Rasulullah Muhammed (s.a.s.)’in hayatından günümüze kadar Müslümanlar arasında ihtilâf meselesi her daim gündeme gelmiştir. Müslümanlar arasında ihtilâflı konuların olması doğaldır. Çünkü Allah Teâlâ, Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Rabbin dileseydi, kesinlikle bütün insanları bir tek ümmet yapardı. Oysa ihtilâf edip duracaklardır.” (Hud, 11/118) Fer’î meseleler konusunda ihtilâf olabilir. İhtilâf fıtrattandır. Müslümanlar arasında ihtilâflı konuların olması, İslâm’ın zenginliğinin bir yansımasıdır. İhtilâflar çatışmaya, ayrılığa dönüşmediği müddetçe rahmettir. Bu rahmetten istifade etmek, büyük bir nimettir! Bu rahmetin farkında olmak, şuurlu olmayı gerektirir… Caiz Olmayan İhtilaflara Dikkat İslâm’da câiz olan ihtilâf var. Birde câiz olmayan ihtilâf var. Câiz olan ihtilâflar konusunda bir sorun yok. Yalnız câiz olmayan konular hakkında ihtilâf etmek, İslam Ümmeti için ateşten bir gömlektir. Dolaysıyla caiz olmayan ihtilâfların gündeme gelmesi, Müslümanların birlik ve beraberliklerine zarar verir. İslâm düşmanları, Müslümanların vahdetini bozmak adına, sürekli ihtilâf edilmemesi gereken meseleleri, birilerinin üzerinden Müslümanların gündemine getirerek, Müslümanların ilerleyişini yükselişini durdurmak istiyorlar. Çünkü câiz olmayan ihtilâflar konusunda sürekli durmak, İslam Ümmetinin vahdeti oluşturması açısından büyük bir engeldir….

Yıl:9 Sayı:127 Ocak 2012 Aylık Eğitim ve Kültür Dergisi Bedava Pdf İndir
Vuslat / Aralık 27, 2017

Yıl:9 Sayı:127 Ocak 2012 Aylık Eğitim ve Kültür DergisiVuslat Dergisi Ocak sayısında, Türkiye ve bütün İslam coğrafyasını yakından ilgilendiren Misyonerlik konusunu kapağına taşımış… Vuslat bu sayısında misyonerlerin asıl amaçlarının, hedeflerinin, gayelerinin, finans kaynaklarının, gizli gündemlerinin vs. neler olduğunu Kur’an ve Sünnet ışığında ele almaya gayret göstermiş…Batı ve MisyonerlikMisyonlerlik, batılıların genelde bütün dünyada özelde ise İslam Coğrafyasında Müslümanlar arasında Hiristiyanlığı yayıp bu milletler üzerinde hâkimiyetlerini artırmak gayesiyle ortaya çıkardıkları gizli ve açık hareketin adıdır.İslam ülkelerine uygulanan misyonerliğin dinî, siyasî sosyal ekonomik hedefi Müslümanları dinî ve sosyo-kültürel alanlarda yozlaştırmak, özlerinden asıllarından uzaklaşmalarını sağlamak, İslâm hâkimiyetinin kırılmasına zemin hazırlayarak, Müslümanların Hıristiyan olmasını sağlamaktır.Misyonerler ve HoşgörüGenelde hoşgörü adı altında yürütülen misyonerlik faaliyetlerinin perde arkasına bakıldığında hiç de hoşgörüden eser olmadığı görülmektedir. İnsanları kurnazca, bir sömürü sistemi şekliyle aldatmaya çalışan bir faaliyetin neresinde hoşgörü, sevgi, saygı olabilir ki? Misyonerlerin tarihine baktığımızda dün nasıl bir çalışmanın içerisinde iseler, bugünde aynı çalışmanın içerisindeler. Her ne kadar misyonerler masumane görünseler de onlar “Afrikalıların ellerine İncili verip topraklarını alan” kimselerdir.Misyonerler ve GençlerBugün gençlerimiz misyonerlerin kıskacındadır. Hemen her yerde misyonerlerle karşılaşmak mümkündür. Gençlerimizin zihinlerini bulandırmak isteyen, onların yüreklerine fitne tohumu ekmeye ve dinlerine yabancılaştırmaya çalışan misyonerlerin fitne tuzaklarına karşı ümmet ve kardeşlik bilinci ile mücadele etmek gerektiğini söylemekte fayda vardır….

Yıl:8 Sayı:108 Haziran 2010 Aylık Eğitim ve Kültür Dergisi Bedava Pdf İndir
Vuslat / Aralık 26, 2017

\\\\\\\\\\\\\\\\\’ın yazdığı Yıl:8 Sayı:108 Haziran 2010 Aylık Eğitim ve Kültür Dergisi Bedava Pdf İndir adlı kitabı bir çok kitap sever beğenmiş ve indirmiştir Sizler için Yıl:8 Sayı:108 Haziran 2010 Aylık Eğitim ve Kültür Dergisi Bedava Pdf İndir kitabını pdf formatına getirdik. Aşağıda indire bilirsiniz eüer linkler aiağıda yoksa konu tanıtımı yazısı içide bulabilirsiniz.