Yedikıta arşivleri - Bedeva Pdf Kitap İndir
Yedikıta Aylık Tarih, İlim ve Kültür Dergisi Sayı:105 Mayıs 2017 Bedava Pdf İndir
Yedikıta / Ocak 16, 2018

Yedikıta Aylık Tarih, İlim ve Kültür Dergisi Sayı:105 Mayıs 2017Temel maksadı Osmanlı Devleti’ne devlet adamı yetiştirmek olan Enderun, Osmanlı’ya has, muadili olmayan yüksek tahsil okulu olup bir nevi saray üniversitesiydi. Liyakat ve ehliyet okulu da diyebileceğimiz Enderun’da cihan devletine büyük hizmetleri dokunan mühim şahsiyetler yetişmiştir…Türk eğitim tarihinin en uzun, orijinal ve renkli dönemini oluşturmasına rağmen Osmanlı eğitim sistemi; kurumları, kişileri ve eserleriyle hâlâ büyük bilinmezlerin olduğu bir dünyadır. Osmanlı eğitim sistemi denildiğinde ilk akla gelen medreselerin amacı, önemi, çeşitliliği, programları vb. nitelikleri üzerine kuşatıcı eserler henüz çok azdır.Bunun yanında, sıbyan mektepleri, kadınların ve kızların eğitimi, sanat eğitimi, özellikle de tekke ve zaviyelerdeki tasavvuf ve tarikat eğitimi hakkında bilinenler büyük ölçüde Cumhuriyet dönemi “proje tarih” yazımının yeni bir millet ve toplum oluşturmak idealine hizmet etme amacıyla yazılmış psikolojik maksatlı eserlerdir.Osmanlı’da Üstün Yeteneklilere Mahsus Bir Eğitim Var mıydı?Osmanlı eğitimi denildiğinde öncelikle medrese hatırlanır. Hâlbuki bunun yanında sıbyan mektepleri, tekke ve zaviyeler, âlim ve âriflerin evlerindeki ilim meclisleri, kütüphaneler, kervansaraylar, şifahaneler, esnaf ve sanat loncaları da birer eğitim mekânıydı. Bunlar içinde en mühimi, şüphesiz medrese idi.Medresenin en büyük hususiyeti, her sınıftan talebe kabul etmesiydi. Toplumun hemen her kesiminden zeki, kabiliyetli, çalışkan ve elbette şansı yaver gidenlerin hayatları büyük ölçüde değişebiliyordu. Osmanlı toplumunda fertlerin…

Yedikıta Aylık Tarih, İlim ve Kültür Dergisi Sayı:104 Nisan 2017 Bedava Pdf İndir
Yedikıta / Aralık 27, 2017

Yedikıta Aylık Tarih, İlim ve Kültür Dergisi Sayı:104 Nisan 2017Yeme içme alışkanlıklarımız, GDO’lu gıdalar, İslâm’da hoş görülmeyen ama giderek daha da yaygınlaşan ayaküstü yeme âdeti vb. konulara dair her gün bir şeyler okuyoruz, duyuyoruz. Tıp, teknoloji bu kadar ilerlemişken yine görülüyor ki asıl olan, tabiî ve sade olanlardır. Artık her şeyin organiğini, ilaç bulaşmamış olanını arıyoruz. Hatta kurt yeniği olursa daha makbul. Bu ay, yaşadığımız topraklardaki en eski ecdadlarımızdan Selçukluların mutfağına girmeye çalıştık. Ne yerler, ne içerlerdi? Yiyeceklerini hazırlarlarken hangi aletleri kullanırlar, çorbalarını hangi kaplarda kaynatırlardı? Her şeyden önemlisi de sofra âdabları nasıldı? Dosyamızı okuyunca göreceksiniz ki, Anadolu’da pek çok köydeki, kasabadaki sofralar, isimleri yöreden yöreye değişse de hâlâ aynı yahut benzer unsurlar taşıyor. Detayları, Ömer Uzunağaç yazdı. Vefatının üzerinden 429 yıl geçen Mimar Sinan bizleri hâlâ şaşırtmaya devam ediyor. Onun, yakın geçmişimizde İstanbul’un ortasında, Ayasofya Camii’nin hemen önünde keşfedilen eseri “Ayasofya Çukurçeşmeleri”ni Ahmet Hamdi Bülbül kaleme aldı. Yaklaşık dört asır Osmanlı toprağı olmuş Rodos adasındaki tarihî seyahatimizde Melih Uslu sizlere rehberlik ediyor. Sivas’ın gelmiş geçmiş en meşhur valilerinden Halil Rıfat Paşa’yı, Yasin Özkan; büyük bir savaşın ardından Silistre’nin nasıl ayağa kalktığını, Doç. Dr. Ahmet Köç; Sultan İkinci Abdülhamid hayranı iki Fransız’ı, Kürşad Kaan Arıkan; memleketimizdeki yıkım çılgınlığına dair bir…

Yedikıta Aylık Tarih, İlim ve Kültür Dergisi Sayı:108 Ağustos 2017 Bedava Pdf İndir
Yedikıta / Kasım 29, 2017

Yedikıta Aylık Tarih, İlim ve Kültür Dergisi Sayı:108 Ağustos 2017Siyasî ve askerî tarihimiz kadar, kültür tarihimizin de renkli ve nice bilinmeyenlerle dolu olduğunu gösteren bir kapak dosyasıyla karşınızdayız. Birçoğumuzun belki de ilk defa duyacağı ve sonunda bize “Savaş her zaman topla tüfekle olmuyor!” dedirtecek, “Angara’dan Angora’ya Tiftik Savaşları” başlıklı makalemiz Yrd. Doç. Dr. Ekrem Saltık tarafından kaleme alındı. Ta Orta Asya bozkırlarından Anadolu’ya göç ederken yanımızda getirdiğimiz ve Ankara’nın sembollerinden olmuş Ankara keçisinin (çerez tadında da Ankara tavşanının) Güney Afrika, Yeni Zelanda ve Avustralya’ya uzanan ilginç hikâyesini merakla okuyacağınıza eminiz.Mehter marşlarından aşina olduğumuz “Aylardan Ağustos, günlerden Cuma…” ifadesinin altını dolduracak bir yazısıyla Ahmet Sarbay, bizleri eski Ağustoslara götürüyor ve makalesini “Ah Ağustos! Ne kadar da bizimsin…” diye bitiriyor. Emrah Çelik, hac mevsiminin kokusunun sindiği şu günlerde, Ortaçağ’ın meşhur seyyahı Endülüslü İbn-i Cübeyr’in sıra dışı hac yolculuğunu anlatıyor.Bosna’da biri öldüğü zaman bizdeki gibi selâ verilmiyor. “Peki ne yapıyorlar?” sorusunun cevabını Prof. Dr. Hamit Pehlivanlı’nın, ölüm ilânlarının dilini anlattığı yazısında bulabilirsiniz. Kendileriyle beraber Ortadoğu’ya huzuru da getiren Müslüman Türk devleti Selçuklular konulu makalenin yazarı ise Veysel Sekmen.Yüz yıllık daktiloları bile bana mısın demeden tamir eden yılların ustası Yunus Vardar’ı, Bursa’daki mütevazı atölyesinde ziyaret ettik. Daktilolarla olan ünsiyetine ve ustalığına dair kendisiyle yaptığımız…

Yedikıta Aylık Tarih, İlim ve Kültür Dergisi Sayı:103 Mart 2017 Bedava Pdf İndir
Yedikıta / Kasım 24, 2017

Yedikıta Aylık Tarih, İlim ve Kültür Dergisi Sayı:103 Mart 2017Sultan İkinci Abdülhamid Han devri projelerinden ilkini ilk sayımızda yayınlamıştık. İstanbul Boğazı’na bir köprü projesiydi bu. Şimdi 103. sayımızda onun devrine ait yeni bir “boğaz köprüsü” projesini kapağımıza taşıdık. Fakat bu seferki, Çanakkale Boğaz Köprüsü. Esasında bu proje çok geniş çaplı, demiryollarıyla entegre bir ulaşım ağının boğaz geçiş kısmını oluşturuyor. Bundan 138 yıl önce düşünülen bu projenin tarihi 1879. Projeye göre, Çanakkale Boğazı’nın en dar yerine kurulacak 1500 m uzunluğundaki metal köprüyle sadece Gelibolu Yarımadası Anadolu’ya bağlanmayacak, İstanbul ve İzmir gibi iki önemli ticaret şehri de demiryolu üzerinden irtibatlandırılacaktı. Üstelik bu hat sayesinde bu iki büyük liman şehri arasındaki ulaşım 18 saat kısalıyordu. Projenin diğer bir önemli ayağı da Saros Körfezi’ne yeni bir liman inşasıydı. Bu liman, Avrupalı emsalleriyle rekabet edecek büyüklükte ve donanımda olacaktı. Sultan İkinci Abdülhamid’e takdim edilen bu devasa projenin niçin hayata geçirilemediğini ve detaylarını, Osmanlı Arşivi’nden Kasım Hızlı sizler için yazdı. Dünyada emsali olmayan Antep kastellerini, Ahmet Halit Kahraman; Almanya ve Fransa’nın tarihî seyrini değiştiren vagonu, Veysel Sekmen; asırlar öncesinden gelen perde oyunu Karagöz’ün tarihini, Ahmed Pak yazdı. Prof. Dr. Mehmet İpşirli’nin Balkanlara dair verdiği bir konferanstan Süleyman Doğan bir derleme yaptı. İstanbul’un ilk teleferik hattını, konunun…

Yedikıta Aylık Tarih, İlim ve Kültür Dergisi Sayı:109 Eylül 2017 Bedava Pdf İndir
Yedikıta / Kasım 21, 2017

Yedikıta Aylık Tarih, İlim ve Kültür Dergisi Sayı:109 Eylül 2017 İstanbul’un ve İstanbulluların medar-ı iftiharı, İslâm dünyasının gözbebeği Mukaddes Emanetler asırlarca Osmanlı sultanlarının yüz akı, gerek asker gerek ahali her bir ferdin maneviyat kaynağı oldu. 2017 senesi de bu kudsî eşyanın Topkapı Sarayı’ndaki mümtaz mahalline ilk defa getirilişinin 500. yılı.1517’de Yavuz Sultan Selim tarafından Mısır’ın fethiyle Memlüklülerden devralınan Mukaddes Emanetler, gemilerle İstanbul’a gönderilmişti. Bu, aynı zamanda Osmanlı padişahlarının Müslümanların halifesi ve İstanbul’un da hilafet merkezi olduğunun bütün dünyaya ilânı demekti.Yüzyıllardır Haremeyn-i Şerifeyn ile İstanbul’daki irtibat ve ünsiyet vesilemiz olan Mukaddes Emanetler hakkındaki dosya konumuz, Fatih Karaboğa tarafından kaleme alındı. Topkapı Sarayı Müze Başkanı Prof. Dr. M. Sabri Küçükaşçı da mevzuyla ilgili sorularımızı cevapladı.Bu sayımızda, cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın seferler ve zaferlerle süslü Eylül günlerini Ahmet Sarbay hatırlatıyor. Ayrıca Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’le Türk-İslâm tarihinin ilk devirlerine dair bir sohbetimiz de yer alıyor. İlker Süleyman Doğan, “Sultan Murad’ın Yetimi” diye tarif ettiği Priştine’ye götürüyor bizleri. Geçmişe Dokunan Eller bölümündeyse, koleksiyoner Halûk Perk’le beraberiz.Unutmadan söyleyelim; “gâh test, gâhî tebessüm” diyerek yeni bir bölüm daha başlatıyoruz bu ay: “Testgâh…” dileriz hoşunuza gider.Bilvesile; 1400 yıldır izzet ve ikramla idrak ettiğimiz Kurban Bayramı’nızı tebrik ederiz. Gelecek sayımızda buluşmak üzere… Âlemi kıldı müşerref yine îd-i adhâKâ’be-i…

Yedikıta Aylık Tarih, İlim ve Kültür Dergisi Sayı:101 Ocak 2017 Bedava Pdf İndir
Yedikıta / Kasım 20, 2017

Yedikıta Aylık Tarih, İlim ve Kültür Dergisi Sayı:101 Ocak 2017İlk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem’den (a.s.) başlayarak insanlığa gönderilen peygamberler vasıtasıyla bizlere ilimler öğretilmişti. İnsanoğlu bilip öğrendiklerini kaybolmasın diye yazıya geçirdi. Zannettiğimizden daha uzun olan kitabın tarihi böylece başladı. İnsanoğlunun kendini ifade edebilmek için yazdığı kitap, şüphesiz ilk halinden günümüze dek büyük değişimler geçirdi.Kâğıdın icadından evvel Sümer, Asur ve Hititler’de kil tabletler üzerine, Mısır’da papirüslere, Anadolu’da parşömenlere ve nihayet kâğıtlara yazıldı yazı. Matbaanın icadından sonra ebad ve hacmi değişerek günlük hayatımıza tamamen dahil olmaya başlayan kitap, elde okunacak hale geldi. Teknolojinin gelişmesine bağlı olarak daha da küçülüp hafifleyen kitaplar şimdi ise dijital tabletlerde. Biz de bu kadim ve vazgeçilmez ilim kaynağının, kitabın macerasını kapağımıza taşıdık. Konunun uzmanı Doç. Dr. Mustafa Gündüz tarafından hazırlanan bu dosyamızda; yazının icadından başlayarak kil tablet, papirüs ve parşömenler hakkında bilgiler verdik. El yazmalarından baskı sistemlerine geçişi anlattık. İlk matbaayı icat edenlerin Uygurlar olduğunu beyan ederek tartışmalara son noktayı koyduk. Osmanlıların kitap dünyasını ve Batılıların Haçlı seferleriyle götürdükleri kitaplardan sonra Müslümanları nasıl taklit ettiğini örneklerle izah ettik. İngiliz Casusu Gertrude Bell’in 100; yıl önce çektiği Hasankeyf fotoğraflarının hikâyesini, Veysel Sekmen; Ortadoğu’dan Balkanlar’a, Karadeniz’den Akdeniz’e uzanan geniş bir coğrafyada idari ve malî kayıtlar ile gizli yazışmalarda…