Hatıralar arşivleri - Bedeva Pdf Kitap İndir
Nal & Bir Akıl Hastanesinin Hatıra Defteri Bedava Pdf İndir
Hatıralar / Ocak 17, 2018

Nal & Bir Akıl Hastanesinin Hatıra DefteriMichel Foucault duysaydı şu ‘nal’ meselesini belki bir cilt daha eklerdi, Deliliğin Tarihi’ne.Üç ilacın; haloperidol, biperiden ve klorpromazinin ticari adlarının baş harfleri: NAL. Acile getirilen ‘akıl hastaları’nın genelde ilk tanıştıkları ilaçlar bunlardı. Bir enjeksiyona belli dozlarda çekilir ve hastaya enjekte edilirdi. Bazı kliniklerde bu işlemin adı, iğrenç bir zekilikle, insan sevmezlikle bulunmuştu bile: NALLAMAK. İlaç şirketlerince nemalanmadan önce kirli, şimdilerde pırıl pırıl servislerin boyaları kazınsa, bazı hocaların, bazı şeflerin dillerinden duvarlara yapışmış kelimeler sıvalarla dökülebilir hala: “Niye ajite bu hasta?.. NALLAYIN ŞUNU!” Kurum varsa, o kurumlarda kurumlananlar varsa duvarın, soğuğun, zincirin, pencereden sızan gün ışığının da belleği var. Birikir. Ortak bir hatıra defterine dönüşür işte! Okuyacağınız her metinde insanlık halinden kopmaya kopartılmaya, bu zulme bir direniş bazen gizli bazen açık… var. İnsan tükenmiyor, tükenmez kardeşim, diyor her biri. “…O yıllarda meşhur olmuştu R.G.Ö’nün güzel şiiri…Çok iyi, çok dengeli bir derleme olan NAL anısına o güzel şiir nasıl başlıyordu hep beraber hatırlayalım:“Aşkımın şiddetinden koptu gönlün freni!../ Doktor beni sanıyor hâlâ şizofreni!..” Kanat Atkaya, Hürriyet

Burgazada Sevgilim Bedava Pdf İndir
Hatıralar / Ocak 12, 2018

Burgazada Sevgilim“Bir gün doğup büyüdüğüm topraklardan ayrılmak zorunda kalsaydım, vatan diye en çok yüreğim sızlayarak özleyeceğim yer Burgazada olurdu. Benim için Burgaz vatandır. Ben daha küçücük bir çocukken, ailece aşık olduk ona. Önce babam, sonra her birimiz tek tek kendimizce… Ve hiç bitmedi bu aşk.“Taşını toprağını, kumunu çakılını, ağacını çalısını, börtüsünü böceğini sevdim onun. Ki hiç zor değil… Bir tek gün kalmak yeter.“Ben büyüdükçe, onun da değişmesini izledim. Burgaz, eski Burgaz değil artık. Değişen dünyaya ayak uyduruyor. Hâlâ onu her gören sevdalanıyor ama… Ah siz onu eskiden görmeliydiniz. Havasını solumalıydınız. Bir şey vardı onda, insanı sarıp sarmalayan, huzur veren ve de eşitleyen.”

Nal & Bir Akıl Hastanesinin Hatıra Defteri Bedava Pdf İndir
Hatıralar / Ocak 11, 2018

Nal & Bir Akıl Hastanesinin Hatıra DefteriMichel Foucault duysaydı şu ‘nal’ meselesini belki bir cilt daha eklerdi, Deliliğin Tarihi’ne.Üç ilacın; haloperidol, biperiden ve klorpromazinin ticari adlarının baş harfleri: NAL. Acile getirilen ‘akıl hastaları’nın genelde ilk tanıştıkları ilaçlar bunlardı. Bir enjeksiyona belli dozlarda çekilir ve hastaya enjekte edilirdi. Bazı kliniklerde bu işlemin adı, iğrenç bir zekilikle, insan sevmezlikle bulunmuştu bile: NALLAMAK. İlaç şirketlerince nemalanmadan önce kirli, şimdilerde pırıl pırıl servislerin boyaları kazınsa, bazı hocaların, bazı şeflerin dillerinden duvarlara yapışmış kelimeler sıvalarla dökülebilir hala: “Niye ajite bu hasta?.. NALLAYIN ŞUNU!” Kurum varsa, o kurumlarda kurumlananlar varsa duvarın, soğuğun, zincirin, pencereden sızan gün ışığının da belleği var. Birikir. Ortak bir hatıra defterine dönüşür işte! Okuyacağınız her metinde insanlık halinden kopmaya kopartılmaya, bu zulme bir direniş bazen gizli bazen açık… var. İnsan tükenmiyor, tükenmez kardeşim, diyor her biri. “…O yıllarda meşhur olmuştu R.G.Ö’nün güzel şiiri…Çok iyi, çok dengeli bir derleme olan NAL anısına o güzel şiir nasıl başlıyordu hep beraber hatırlayalım:“Aşkımın şiddetinden koptu gönlün freni!../ Doktor beni sanıyor hâlâ şizofreni!..” Kanat Atkaya, Hürriyet

İstanbul’un Tramvayları Dan Dan!.. Bedava Pdf İndir
Hatıralar / Ocak 9, 2018

İstanbul’un Tramvayları Dan Dan!..İşte, selvilerin gerisinden ateşler, kıvılcımlar yükseliyor. Dağıla dağda, uçuşa uçuşa, Ayasofya’ya kadar uzanıyor ve Ayasofya’nın beyaz minareleri pespembe kesiyor. Şimdi sis perdesi kalkmaktadır. Kubbeler mavimsi, gümüşleniyor, birçok minare, aydınlık çoğaldıkça, kıpkırmızı. Tepeler pembe pırıltılı, sahiller mavimsi ve morumsu. İstanbul âdeta taptaze. Selim ileri, İstanbul Kitaplığının altıncı cildi İstanbul’un Tramvayları Dan Dan!..’da romanlarda, şarkılarda, filmlerde kalmış o kente, artık hayal İstanbul’a götürüyor bizi, büyülü bir yolculuğa davet ediyor.

Nal & Bir Akıl Hastanesinin Hatıra Defteri Bedava Pdf İndir
Hatıralar / Ocak 8, 2018

Nal & Bir Akıl Hastanesinin Hatıra DefteriMichel Foucault duysaydı şu ‘nal’ meselesini belki bir cilt daha eklerdi, Deliliğin Tarihi’ne.Üç ilacın; haloperidol, biperiden ve klorpromazinin ticari adlarının baş harfleri: NAL. Acile getirilen ‘akıl hastaları’nın genelde ilk tanıştıkları ilaçlar bunlardı. Bir enjeksiyona belli dozlarda çekilir ve hastaya enjekte edilirdi. Bazı kliniklerde bu işlemin adı, iğrenç bir zekilikle, insan sevmezlikle bulunmuştu bile: NALLAMAK. İlaç şirketlerince nemalanmadan önce kirli, şimdilerde pırıl pırıl servislerin boyaları kazınsa, bazı hocaların, bazı şeflerin dillerinden duvarlara yapışmış kelimeler sıvalarla dökülebilir hala: “Niye ajite bu hasta?.. NALLAYIN ŞUNU!” Kurum varsa, o kurumlarda kurumlananlar varsa duvarın, soğuğun, zincirin, pencereden sızan gün ışığının da belleği var. Birikir. Ortak bir hatıra defterine dönüşür işte! Okuyacağınız her metinde insanlık halinden kopmaya kopartılmaya, bu zulme bir direniş bazen gizli bazen açık… var. İnsan tükenmiyor, tükenmez kardeşim, diyor her biri. “…O yıllarda meşhur olmuştu R.G.Ö’nün güzel şiiri…Çok iyi, çok dengeli bir derleme olan NAL anısına o güzel şiir nasıl başlıyordu hep beraber hatırlayalım:“Aşkımın şiddetinden koptu gönlün freni!../ Doktor beni sanıyor hâlâ şizofreni!..” Kanat Atkaya, Hürriyet

Nal & Bir Akıl Hastanesinin Hatıra Defteri Bedava Pdf İndir
Hatıralar / Ocak 6, 2018

Nal & Bir Akıl Hastanesinin Hatıra DefteriMichel Foucault duysaydı şu ‘nal’ meselesini belki bir cilt daha eklerdi, Deliliğin Tarihi’ne.Üç ilacın; haloperidol, biperiden ve klorpromazinin ticari adlarının baş harfleri: NAL. Acile getirilen ‘akıl hastaları’nın genelde ilk tanıştıkları ilaçlar bunlardı. Bir enjeksiyona belli dozlarda çekilir ve hastaya enjekte edilirdi. Bazı kliniklerde bu işlemin adı, iğrenç bir zekilikle, insan sevmezlikle bulunmuştu bile: NALLAMAK. İlaç şirketlerince nemalanmadan önce kirli, şimdilerde pırıl pırıl servislerin boyaları kazınsa, bazı hocaların, bazı şeflerin dillerinden duvarlara yapışmış kelimeler sıvalarla dökülebilir hala: “Niye ajite bu hasta?.. NALLAYIN ŞUNU!” Kurum varsa, o kurumlarda kurumlananlar varsa duvarın, soğuğun, zincirin, pencereden sızan gün ışığının da belleği var. Birikir. Ortak bir hatıra defterine dönüşür işte! Okuyacağınız her metinde insanlık halinden kopmaya kopartılmaya, bu zulme bir direniş bazen gizli bazen açık… var. İnsan tükenmiyor, tükenmez kardeşim, diyor her biri. “…O yıllarda meşhur olmuştu R.G.Ö’nün güzel şiiri…Çok iyi, çok dengeli bir derleme olan NAL anısına o güzel şiir nasıl başlıyordu hep beraber hatırlayalım:“Aşkımın şiddetinden koptu gönlün freni!../ Doktor beni sanıyor hâlâ şizofreni!..” Kanat Atkaya, Hürriyet

P.S.- 95 Bedava Pdf İndir
Hatıralar / Ocak 6, 2018

P.S.- 951995 yılı ezelden ebede giden yolda nasıl bir kilometre taşı niteliği taşımış ve gölgesi yola acaba nasıl yansımıştır? Bu, ileride ortaya çıkacak belgelerle daha iyi anlaşılacaktır ama tamamlanan yıla sıcağı sıcağına bakmanın, hiç olmazsa yakın geleceği anlama ve planlama açısından önemi vardır. Bunu yapmak için acaba biz ilk olarak neyi tespit etmeliyiz? Yürümekte olduğumuz yolun, başka bir deyişle insanlık tarihinin neresinde olduğumuzu bilmeliyiz… Kerametleri kendilerinden menkûl falcılardan hangilerinin isabet sağladığını değil, bunlardan kaçının hatırda kaldığını bugün anlamak dahi zor olmakta, o günlerde bunlara inanmış olanlara bugün insan hayretle bakmaktadır.

Kaybolan İstanbul’dan Hatıralar Bedava Pdf İndir
Hatıralar / Ocak 6, 2018

Kaybolan İstanbul’dan Hatıralarİstanbul dünyanın en çok değişen şehri. Hem yalnız semtleri ile değil, tipleri ile eğlence âlemleri ile âdetleri ile yemekleri ve kaybolan bazı ağız tatları ile değişti. Nerede akşamları bir sokak feneri altına ayaklı tablasını kurup gece yarılarına kadar muhallebi satan beyazlar giyinmiş seyyar muhallebici? Nerede: “Naaaaaaaneeeeee suyu!”, “Keeeeeekiiik suuuyu!” diye şişeleri meşin ceketinin geniş ceplerinde, sokak sokak dolaşan zat? Ve bir köşe başında yıldırım gibi önümüze çıkıp, sonra asmalı dar bir sokağın loşluğunda bir hayal gibi kayboluveren alev rengi elbiseli, eli fenerli, yangın habercisi, köşklü? O sahici san’atkâr Eyüp oyuncakçısı ne yapıyor? Nerede o usta Beykoz paçacısı? Artık paça pişmiyor mu? Nerede “Gökte melek, yerde bulut! Goy, goy, goy canım!” diye kapı kapı dolaşan goygoycular? Nerede faytonun bir tarafına yaslanıp bıyık bükerek kadınlara işaret eden Kuşdili Don Juan’ı? Hepsi sanki koşa koşa bir masalın içine girip gözlerden kayboldular…

Yaşama Gücü & Beyin Araştırmacısı Ord.Prof.Dr. Onur Güntürkün’ün Yaşam Öyküsü Bedava Pdf İndir
Hatıralar / Ocak 5, 2018

Yaşama Gücü & Beyin Araştırmacısı Ord.Prof.Dr. Onur Güntürkün’ün Yaşam ÖyküsüOrdinaryüs Prof. Dr. Onur Güntürkün, 1958’de, İzmir’de dünyaya geldi. Annesi öğretmen, babası doktordu. Henüz dört yaşındayken Zonguldak’ta çocuk felcine yakalandı. Tedavilere Türkiye’de başlandı, Almanya’da devam edildi. Üç yıl süren tedavilerden sonra tekerlekli sandalyede oturabilir hale geldi. Halen Almanya’da Bochum Ruhr Üniversitesi, Biopsikoloji Kürsüsü Başkanıdır ve dünyanın önde gelen beyin araştırmacılarından biridir. O, hiçbir zaman zorluklara teslim olmadı. Hayatın zorluklarını bilim aşkıyla, araştırma heyecanıyla yendi. Yaşama gücünü hiçbir zaman kaybetmedi. Onun yaşamı, umutsuzluktan umut yaratmaya örnektir. Yaşama Gücü, Onur Güntürkün’ün çok zorlu, aşılmaz sanılan engellerle dolu yaşamının ilginç, umutlu, örnek alınması gereken öyküsüdür. Bu kitabı okuyunca dünyaya, geleceğe daha iyimser bakacak; bilimi, hayatı daha çok seveceksiniz.

Eski İstanbul Simalarından Bekri Mustafa Bedava Pdf İndir
Hatıralar / Ocak 3, 2018

Eski İstanbul Simalarından Bekri MustafaBekri Mustafa adı “içki konusunda efsane.”İçende içmeyende bilir kendisini.çok içenin tanımı”Bekri Mustafa”dır,konuşması”dili patinaj yapıyor”aşamasına gelmişe “Bekri Mustafa kadar içti” denir.Osmanlı imparatorluğunun başkenti İstanbul’da 4.Murat’ın “İçki Yasağı”na rağmen içkiyi tüketmeyi sürdüren Mustafa aslında “Medrese eğitimi görmüş hafız”dı.Güzel bir genç kıza olan aşkından dolayı mesleği olan yorgancılığı terkedip kendini içkiye verdiği bilinmekte.Ne var ki “görmüş,geçirmiş”olduğundan “dağıtmamış,kimseye zarar vermemiş” biri.Üstüne üstelik”zekice esprileri,hayat dersi sözleri” dilden dile aktarılarak günümüze kadar ulaştırılmıştır.Çingenelerin hayatını aralarında yaşayarak anlatan Osman Cemal Kaygılı”nın yazdıklarını”soluk almadan okuyacak”ve iddia ediyoruz ki “elinizden düşüremeyecek”tanıdıklarınıza aktaracaksınız.