Devlet arşivleri - Bedeva Pdf Kitap İndir
Marksist Devlet ve Hukuk Teorisi Bedava Pdf İndir
Devlet / Aralık 31, 2017

Marksist Devlet ve Hukuk TeorisiHukuk, egemen sınıfın çıkarlarıyla örtüşen ve onun sistematik şiddetini/iktidarını muhafaza eden bir toplumsal ilişkiler sistemi ya da düzenidir. – P. İ. STUÇKA Sınıf egemenliğinin ve dışa karşı savaşın örgütlenmesi olarak devlet, hukuksal yorumlanmaya ihtiyaç duymadığı gibi buna kesinlikle olanak da tanımaz. – E. B. PAŞUKANİS Anne sütüyle birlikte emdiğimiz kavramlar vardır. Bunlardan bir tanesi de hukuktur. – A. G. GOJBARG Marx ve Engels’in külliyatı temeli itibarıyla güçlü bir siyasal ekonomi eleştirisidir. Bu eleştirinin tamamlanmış bir siyasi tahlille taçlandırılamadığını biliyoruz. Marksizm, 20. yüzyıl boyunca, siyasal ekonomi eleştirisinden (tarihsel materyalizmden) beslenen ayrıntılı bir devlet ve hukuk teorisi ortaya koyabilmek için çaba sarf etmiştir. Bu çaba, hiç şüphesiz, homojen bir siyaset bilimine doğru açılmamış, aksine değişik uyarlamalara hayat vermiş, farklı eğilimlere kapı aralamış, yeni konu başlıkları açmış, kısacası zengin bir tartışma ortamı yaratmıştır. Marksist devlet ve hukuk teorisi içinde yer alan eğilimlerin genel olarak iki kutup etrafında kümelendiği görülür. İlk kutup mübadele alanını esas alır ve gerek devleti gerekse hukuku meta fetişizmiyle bağlantı içinde kavrar. Diğeri ise kapitalist üretim tarzını merkeze koyar ve devletle hukuku daha çok kuvvet ilişkilerinin yoğunlaşmış bir sonucu olarak görür. Ancak bu kutupların uç tiplere tekabül ettiğini hatırda tutmak gerekir; tarihsel materyalizmden ilham alan siyasi/hukuki…

Ulusal Devletin Yıkımı ve Sol Tavır Bedava Pdf İndir
Devlet / Aralık 25, 2017

Ulusal Devletin Yıkımı ve Sol TavırAlman Solu’nun “yaramaz çocuğu” J. Elsässer dolandırmadan, politik doğruculuğa sığınmadan açıkça konuşuyor. Günümüzde “solcu” kimdir, “sağcı” kimdir? Batı’nın en ileri kalelerinden biri olan Almanya’dan gürleyen bu ses, emperyalizm çağının cephelerini en açık şekilde ortaya koyuyor. Kitap, hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak şekilde çağımızda toplumsal mücadelenin alanını belirliyor. Postmodern solu afişe ediyor, inceden tiye alıyor. Negri ve İmparatorluk’unun müritleri neoliberalleri, Latte-Macchiato solcularını yerden yere vuruyor. Yazarın Türk okurlara özel önsözü çok şey anlatıyor. Yakında, Elsässer’in 11 Eylül’den Obama’ya, Amerikan Derin Devleti ve İcraatları adlı kitabı yayınevimizden çıkacaktır.

Karanlık Çökerken & Bürokrasinin Yükselişi Bolşevizm’in Yenilgisi Bedava Pdf İndir
Devlet / Aralık 13, 2017

Karanlık Çökerken & Bürokrasinin Yükselişi Bolşevizm’in YenilgisiBir devrimi zafere ulaştıranların başına gelebilecek en beklenmedik, en korkunç şeydir devrim sonrasında muhalefete düşmek. Karanlık önce insanın ruhunda belirir. 1921 yılında, Sovyetler içinde diğer partilerin, Rusya Komünist Partisi bünyesinde de hiziplerin yasaklanması tek başına karanlığa doğru atılmış bir adım değildi ama yine de bir ışık söndürülmüş oldu. İç savaşın bakiyesi yıkım, sanayi olanaksızlıklar, tarımın ülkeyi beslemekten aciz durumu, ürün kıtlığı, konut sorunu, emperyalist kuşatma, kıvılcımı olduklarını düşündükleri dünya devriminin “gecikmesi,” tüm bunlar muhalefeti bastırmanın ve yasaklamanın gerekçesi olurken diğer yandan da asıl düşman kapitalizme kapıyı aralayan Yeni Ekonomi Politikası’na (NEP) geçişin de koşullarıydılar. İşçi-Köylü kimliği imgelerle beraber yüceltilirken, sahne gerisinde proletarya ve küçük toprak sahibi köylü çoktan “sosyalist” ilkel birikimin şanlı kurbanlarına dönüşmüşlerdi. Batı Avrupa’da 17. yüzyılda yaşanan ilkel birikim evresi 20. yüzyılın başında Rusya’da tekerrür ediyordu; ancak bir farkla:Sancak, proleter devrimin kızıl rengiydi. Karanlığın habercisi bulutlara dikkat çekilmesi için beklenilmedi: 1923’ten itibaren yaşlı bir Bolşevik’in son nefesinde ve diğerlerinin de bağrından yükseldi sesler. Devrimin üzerinden sadece on yıl geçmişti ki devrimcilerin muhalefeti de son nefesini verdi. Bir on yıl sonra bizzat devrimciler ölüm mangasının karşısına çıkarılıyordu. Bolşeviklerin mimarı oldukları devrimin ellerinin arasından kayıp gitmesine karşı direnişlerinin öyküsünü değil bizzat bu mücadelenin belgelerini;…

Türkiye’de Devlet Kimliği ve Dış Politika Bedava Pdf İndir
Devlet / Aralık 13, 2017

Türkiye’de Devlet Kimliği ve Dış PolitikaBir devletin dış politikasına yön veren ögeler/değerler/normlar, uluslararası sistemin konjonktürel durumuna göre dönemsel olarak farklılık gösterebilmektedir. Nitekim Soğuk Savaş döneminin güvenlik parametreleri zemininde şekillenen ve Realist Kuram dünya görüşü ile taçlandırılan dönemin Türk dış politikası, 11 Eylül sonrası dönemde giderek “sert güç” anlayışından “yumuşak güç” anlayışına kayan bir paradigma temelinde şekillenmektedir. Elbette bu anlayışın özünde, küresel olarak, 11 Eylül saldırıları neticesinde artık güvenliğin klasik araçlar ile sağlanmasının mümkün olmadığının idrakinin yattığını söylemek yanlış olmayacaktır.Bu bağlamda, Türk dış politikasını analiz etme ve dış politikaya yön veren yegâne nüveyi ortaya koyma gayesini taşıyan bu kitap, söz konusu gayeyi devlet kimliği-dış politika ilişkisi üzerinden ortaya koymaktadır. Nitekim Türk dış politikasının aldığı seyrin devlet kimliği minvalinde açıklandığı bu kitap içerisinde dönemsel olarak, Türk dış politikası ele alınmış ve bu bağlamda çeşitli devlet kimliklerine yer verilmiştir. İnşacılık kuramı anlayışı üzerinden Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı-TİKA, Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü, TÜRKSOY, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumların son dönem Türk dış politikasına etki eden devlet kimliğinin ortaya koyulmasında oynadıkları roller ele alınmış ve söz konusu kurumların, devlet kimliği inşasındaki etkileri incelenmiştir.

Sınırlı Devlet Bedava Pdf İndir
Devlet / Aralık 2, 2017

Sınırlı Devletİyice kavranması gereken ve Friedrich’in de anlatmak istediği “anayasa” sözcüğünün biri hukuksal öbürü de siyasal olmak üzere iki anlamının olduğudur. Yani anayasa sadece bir devletin hukuksal statüsü olmayıp, devlet içinde iktidarı ve toplum içinde de devlet iktidarını sınırlayan bir belgedir. Bir başka deyişle, anayasal devleti anayasalı devletten ayırmak gerekir. Her devletin anayasası vardır; ama her devlet anayasal bir devlet olmayabilir. Gerçekleşmesi zor olan anayasal devlettir. Ayrıca, anayasal devleti gerçekleştirmek sadece bir anayasaya sahip olmakla mümkün olmayabilir. Hatta hiç anayasası olmamasına rağmen (yazılı anayasası yok demek istiyorum) İngiltere kuşkusuz anayasal bir devlettir. Yine azgelişmiş ülkelerin hemen hepsinin anayasası olmasına karşın çoğu anayasal devlet değildir. Anayasacılık konusunda söylemek istediğim bir şey de bu olgunun Batı’da ortaya çıkmış olduğudur. Doğulu toplumlarda anayasacılık yani devletin iktidarını sınırlayan, kişi haklarını güvenceye alan bir belge olarak anayasanın anlaşılması Batı’nın etkisiyle olmuştur. 1789 Fransız İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirisi’nin 16. maddesindeki, “insan haklarının sağlanmadığı ve kuvvetler ayrılığının belirlenmediği toplumlar asla anayasaya sahip değildirler” ilkesi anayasacılığın ne olduğunu açıklıkla belirtmektedir. İşte bu anlamda anayasacılık Batı’da çıkmış bir kavramdır. Ancak şurası önemle ve ısrarla vurgulanmalıdır ki, anayasacılık veya insan hakları Batı’dan kaynaklandı diye diğer ülkelerde bunlar geçerli olamaz veya olmamalıdır sonucuna varılamaz. Çağımızda uygar olmanın koşulu anayasal devlet…

Türkiye’de Devletin Kimlik Krizi ve Çeşitlilik Bedava Pdf İndir
Devlet / Kasım 29, 2017

Türkiye’de Devletin Kimlik Krizi ve ÇeşitlilikTürkiye’de yaşanan kimlik krizinin arkasında yatan sebepler nelerdir? Devletin kimliğini belirleme konusunda yaşanan bu sert tartışmalar Türkiye’yi nereye götürecek? Kültürel çeşitlilik Türkiye’yi bölecek mi yoksa daha da özgür hale mi getirecek? Yeni-Osmanlıcı, Kürtçü ve İslamcı hareketlerin devletin kimliğine meydan okumaları, devlette nasıl bir tepki görüyor? Bu tür sorulara cevap arayan Türkiye’de Devletin Kimlik Krizi kitabı sadece bugüne değil aynı zamanda bu tartışmaların son yüzyıllık serüvenine de ışık tutuyor. Okuyucu bu kitap ile Türkiye’deki kimlik krizinin arkasında yatan sebeplerin sadece ekonomik ve sınıfsal olmadığını daha net görecektir. Günümüzde demokrasilerin en önemli sorunu kültürel çeşitliliğin kamusal varlığı ve temsili olarak belirmektedir. Küreselleşme süreci ile de örtüşen bu durum dünyadaki tüm demokratik rejimlerin temel sorunu haline gelmiştir. Türkiye’de 1990’lı yıllar ile birlikte İslamcı, Kürtçü, Alevi Kadın gibi çeşitli kimlik hareketleri devletin kültür kullanımındaki tek meşru otorite olmasına meydan okumuşlardır. Kitap Türkiye’nin yüz yüze kaldığı en önemli sorun olan kültürel çeşitliliğin nasıl temsil edileceğine ve bu çeşitlilikten yükselen talepler doğrultusunda Türk vatandaşlığının yeniden nasıl tanımlanacağına cevap aramaktadır. Tarihsel bir bakışaçısıyla Cumhuriyetin ilk yıllarında homojen bir kültür oluşturma çabaları ele alındıktan sonra Yeni-Osmanlıcı, İslamcı ve Kürtçü meydan okumalar ile Kemalizmin tekçi bir anlayışla direnişi incelenmektedir. Kitap son yıllarda İslamcı harekette…